22 Ağustos 2012 Çarşamba

Bir Bardak Su

Doktorum stresle mücadele etmem için elimde suyla dolaşmamı ve her sinirlendiğimde biraz su içip, ondan sonra kararlar alıp, harekete geçmemin daha iyi olacağını söyledi. Bende artık bir bardak suyla geziyorum.

   Doktorum "yanına su al" dedi ama bu su işi beni komik durumlara sokar oldu. Biraz eskilerden kalan birisiyim galiba. Şişeden ya da plastik bardaktan su içemiyorum. İlla yanımda cam bardak olacak. Cam bardak bu cepte de taşınmaz ki. Ben de mecburen elimde cam bir bardakla gezer, yaşar oldum. Yanımda bardakla gezmemi aslında doktorum istedi düşünme zamanını elde etmeme yardım ediyor. Önce çantamdan şişeyi çıkartıyorum. Elimdeki bardağı biraz suyla çalkalayıp, ondan sonra su koyup içiyorum. Yani tam da doktorumun istediği gibi olayı hazmedip ondan sonra yaşıyorum. Ama işler her zaman da bu kadar olumlu ilerlemiyor. Öyle haberler öyle kararlarla karşılaşıyorum ki, artık bir silahın patlaması gerektiğine olan inancım biraz daha artıyor. Hedefim belli, suçu belli, karar belli. Tek gereken gez-göz-arpacık ve karar. Kararı vermemek için kendimi çok zorluyorum. Arpacık karşımda duruyor görüyorum. Namlu bana bakıyor, her hareketimi takip eden bir göz gibi beni izliyor. O göz beni hiç yalnız bırakmıyor, izliyor, terliyor. Teri silaha damlıyor, kabzadan akarak eline geliyor. Görüyorum ama o beni izlemeye devam ediyor. Eli titriyor, yoruluyor ama pes etmiyor. Hep benim kararımı bekliyor. "Vur" dersem, vuracak ve bu iş bitecek. Şişeyi çantamdan çıkartıyorum, bardağıma biraz su koyuyorum. Bardağımı çalkalayıp temizledikten sonra tekrar su koyuyorum, içiyorum ve bardağı her masaya koyuşumda elime her seferinde biraz daha derin işleyen barağın şeklini görüyorum. Her seferinde biraz daha derine doğru detaylanıyor. Sabrediyorum. Son gün gelecek, biliyorum. Sabrediyorum, bitsin istiyorum ama sonu gelmeyecek biliyorum, bitiremiyorum. Ve o gün geldi…

    Elim kanıyor kan benim kanım benim bedenimden akıyor hissediyorum. Elim kanlı ama bardağım hala sağlam ve masada. Göğsümden akan ılık bir şeyler var, içimden sıcak bir şeyler hissediyorum. Ve artık beni izlemeyen bir göz gidiyor, görüyorum.
İlk yazım tarihi: 26 Nisan 2011 Salı, 22:21

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder