Her kavgadan sonra kapıyı çarpıp ceketimi alıp sadece gitmek
istediğim ve sadece ceketime sarılıp bir damla yaşla yerimde kaldığım
günlerim.
Bir yanım git dedi git sen yeterki git dedi diğer
yanım gideceksinde ne olacak dedi o yine ellerin olacak sen yine
uzaklarda olacaksın.Gitme dedi nasıl olsa gitsende gitmesende o seni
görmeyecek sen gitme yorma kendini o seni görmesin diye.O nasıl olsa
seni görmeyecek dedi.
O dedi ben dinledim ve her dinleyişim
bir damla yaş oldu ıslanan yine benim ceketim di.Dinleyişlerim bazen o
kadar uzun sürdüki kendimi unuttum onu unuttum, susadım, acıktım ama
kalkıp bir an olsun gitmedim dinleyişim dinlenişim kendime neler
söylediğim bitmesin diye.Her gitmek isteyişimde daha çok dinledim ve
dinledikçe o daha çok anlattı o anllattı ben dinledim.
Ayaklarım gideyim diye değil artık gitmeyeyim de dinleyeyim diye götürür
olmuştu beni benim yanıma.Sözlerim küpünü çatlatan bir sirkeydi sırf
dinlemem için mazaretim olsun diye konuşur olmuştum.Küpü her
çatladığında biraz daha azalan ama azaldıkça keskinleşmek için yeni
sebepler bulan gitmek istemeyip gitmek için bahaneler arayan.Her
seferinden kendinden biraz daha kaçıp kendine biraz daha yakınlaşan.Her
uyanışında kendine lanet edip kendine gülümseyen sırf kendini yanlız
hissetmek için kendine küsüp kendini kendine anlatıp yanlızlığı bile
berecemeyen.Her beceremediği işten sonra olduğu gibi yine gitmek
isteyen.Her gidişine bir sebep arayıp hiç bir sebeple gidemeyen ve
sadece seni düşünmemek için kendine gitmemeyi düşündürten biri olmuşum
ben.
Yeter artık git.Ya da sen kal ben giderim.
İlk yazım tarihi: 12 Şubat 2011 Cumartesi, 00:57
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder